UYGULANAN TEDAVİLER

GENEL DİŞ HEKİMLİĞİ

GENEL DİŞ HEKİMLİĞİ

Diş Çekimi ve Cerrahi Uygulamalar

Ağız-Diş ve Çene Cerrahisi başta diş implantları, ağız ve dişlere bağlı kist, tümör gibi patolojiler olmak üzere; diş ve çene kırıkları, çene kemiği içinde gömük kalmış dişler, ağızda görülen tümörler ve çene eklemindeki problemlerin tedavisiyle ilgilenir. Bunun yanı sıra protez yapımına yardımcı olmak için ağzın sert ve yumuşak dokularında yapılan düzeltmeler, aft ve stomatit gibi ağız hastalıkları, ağız kanserleri, tükürük bezi hastalıkları, nevraljiform ağrılar da çene cerrahlarının ilgi ve tedavi alanındadır.

Herkesin bildiği üzere ağzımızda en son süren dişler üçüncü azı dişleri olmaktadır. Toplum arasında 20’lik diş olarak bilinen gömü dişler, çoğunlukla 17 ve 25 yaşları arasında sürmeye başlarlar. 20’lik dişlerin çekilip çekilmemesi gerektiği konusundaki tartışmalar halen sürmektedir. Şayet 20’lik dişler uygun pozisyonda sürerler yani uygun pozisyonda çıkarlarsa ve çevre dokulara zarar vermezlerse bu dişlerin çekilmesine gerek yoktur. Çene kemiğine kaynaşmış ve normal olmayan bir pozisyonda süren bir dişin zaman içerisinde sebep olacağı zararlar ön görülerek çekimi yapılabilir. Bu dişler, röntgenle tespit edilir. Şayet ağızda yer yok ise 20’lik dişin çıkması, dişeti-kemik ve çevre dişlerin yapısında bozulmalara yol açabilir.

Gömülü dişlerin cerrahisi;

Çoğunlukla ağızda sürme sorunu olan üçüncü azı dişler ve 20’lik dişlerin çekilmesi (ekstraksiyonu) uygulamasıdır. Bu 20’lik dişler 17–25 yaşları arasında sürer yani çıkar. Bu sebeple bu gömülü dişlere toplum arasında 20’lik diş denir. Bu dişler illaki çekilmek zorunda değillerdir. Şayet düzgün bir şekilde, karşıt dişle temas edecek bir pozisyonda, alan sıkıntısına yol açamayacak biçimde çıkarsa 20 yaş dişlerinin çekimi yapılmayabilir. 20 yaş dişleri ardından damakta yine sürme sorunu yaşanan dişler köpek(kanin) dişleridir. Bu dişler de aynı şekilde damaktan sürebilir ya da ortodontik braketlerle sürdürülebilir.

Yirmi Yaş Dişlerinin Çekilmesini Gerektiren 6 Durum;

Çürük

Dişin sürmesi aşamasında meydana gelen yuvada tükürük, bakteri ve besin artıkları burada birikme yapabilir. Bu birikmeler de çürüğe yol açabilir ve çevre dişi de riske atar. Bu gibi durumları tespit etmek oldukça güçtür. Çürüğün meydana gelmesi durumunda bu dişlerde ve komşu dokularda enfeksiyona ve apseye yol açabilir. Kişi oldukça şiddetli ağrılar duyabilir.

Dişeti apsesi(Perikoronitis)

Bir bölümü sürmüş dişlerde, o alandaki enfeksiyon yumuşak dokuyada da yayılır ve ağız kokusuna, ağrıya ve ödeme yol açar. Çeşitli durumlarda ağzın tam olarak açılmasını engeller. Bu duruma da trismus denilir. Şayet bu sorun müdahale edilmeyip ilerlerse lenfler yardımı ile yanak ve boyun bölgesine de yayılma gösterir. Bu bölgenin hijyeni tam olarak sağlanamadığı için enfekte olabilecek bir ortamdadır.

Basınç ağrısı

20’lik dişlerin sürme yani çıkma sırasında komşu dişlere bir baskı yapar. O alandaki basınç da basınç ağrısına yol açar. Hatta bu durum komşu dişlerde aşınmaya dahi yol açabilir.

Ortodontik amaçlı

Özellikle yaşı genç olan kişiler, dişlerindeki çapraşıkların giderilmesi için ortodontik tedavbi alırlar. Yirmi yaş dişlerinin sürme basınçları diğer dişlere de kuvvet uygular, bu kuvvet dişlerde itmeye sebep olur. Bu sebeple de dişler de çapraşıklar gözlemlenir.

Protezle ilgili faktörler

Protez yapılması düşünülen kişilerde hekim yirmilik dişleri de göz önünde bulundurmalıdır. Bunun sebebi de 20’lik dişlerin, protetik olarak ender şekilde kullanılmasıdır. Çeşitli ve gerekli hallerde 20 yaş dişleri çekilebilir.

Kist oluşumu

20’lik dişler sürerken etrafındaki folikülün(kılıf) rezorbe olmaması dolayısıyla kistik oluşumlar meydana gelebilir. Bu kistik oluşumlar büyüyebilir ve kemikte rezorpsiyona(aşınmaya) yol açabilir. Kemikte büyük boşluklar oluşturabilirler. Bu sebeple de çene kemiğinde zayıflamalar görülür. Bu durumda da çene kemiğinde kırıklar oluşabilir. Ender şekilde de görülse bu kistler tümör oluşumuna dek gidebilir. Bu riski almadak adına 20’lik dişlerin çekilmes gerekebilir.

Diş Etleri İle İlgili Tedaviler ve Cerrahi Uygulamalar (Periodontoloji)

Diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi dişeti kanamasıdır. Sağlıklı dişeti kanamaz. Diş etleriniz kanıyorsa dişetinde enfeksiyon olabilir veya dişetleri iltihaplanma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Dişlerinizi fırçalamaya ve diş ipi kullanmaya devam edin ve muhakkak diş hekiminize başvurun.

Diş Eti Hastalıklarının Nedenleri

Sigara, hormonal değişiklikler, kötü ağız hijyeni, ilaç kullanımı, diabet, ağız diş yapısına uygun olarak yapılmamış porselen kron ve köprüler, kötü beslenme.

Diş ve dişeti kenarında siyah alanlar, ağız kokusu ve ağızda kötü tat, diş etlerinde kaşıntı ve rahatsızlık hissi, dişetlerinde yanma, dişeti cebinden iltihap gelmesi, dişetlerinde çekilmeler ve açığa çıkan kök yüzeylerinde oluşan hassasiyet, dişlerde sallanmalar, kızarıklık, şişlik.

Dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklara periodontal hastalık denir.Diş eti sağlığının kötü durumda olması ilerleyen dönemlerde dişin kaybına neden olabilir. Dişeti iltihabının ilk aşamasına ”gingivitis” denir. Gingivitis düzenli ağız bakımı ve temel diştaşı temizliği ile geri döndürülebilir. Dişetinin basit iltihabı ilerlerse ”periodontitis” denilen ve çene kemiğinin kaybına neden olan diş eti hastalığına neden olabilir.

Tedavi Yöntemleri

Diş eti hastalıklarının erken safhalardaki tedavisi diş taşı temizliği dir. Bu aşamalarda dişlerin etrafındaki ceplerden bakteri birikintileri ve diş taşları uzaklaştırılır ve kök yüzeyleri düzleştirilir. Bu işlemlerle iltihaba neden olan bakteriler ve toksin maddeler ağızdan uzaklaştırılır. Fırçalamanıza ve diş ipi kullanmanıza rağmen ağızda sürekli diştaşı meydana geliyorsa düzenli olarak (6 ayda bir) diştaşı temizliği yapılması gerekir.

Küretaj

Diş taşları ve zararlı dokular diş eti ile diş kökü arasını kaplamışsa küretaj uygulanır. Diş kök yüzeyindeki diştaşları ve zararlı dokular uzaklaştırılır ve dişetinin kök yüzeyini sıkıca sarması sağlanır.

Flap Operasyonu

Kök yüzeyindeki zararlı dokular küretajla yeterince uzaklaştırılamayaca ve küretaj yeterli olmayacaksa o bölge cerrahi olarak açılır. Zararlı dokular temizlenir. Açılan bölgede kemik kaybı çok fazla ise işlem sırasında yapay kemik grefti veya hastadan alınan kemik dokuları uygulanabilir.

Pek çok alanda olduğu gibi dişhekimlerinin dişeti hastalıklarında en önemli yardımcısı LAZER dir. Diş eti tedavilerinde Lazerin sterilizasyon ve dekontaminasyon özelliği kullanılarak diş eti problemleri çözümlenmektedir.

Erişkinlerde diş kayıplarının büyük çoğunluğunu diş eti hastalıkları oluşturmaktadır. Diş eti tedavisi, diş hekimliğinde temel tedavidir ve diş eti hastalıklarında erken müdahalede başarı şansı yüksektir.

Kanal Tedavileri

Kanal tedavisi canlılığını yitirmiş olan bir dişin yeniden kazanılması için yapılan bir uygulamadır. Lokal anestezi uygulanarak yapılan kanal tedavisi, dişin çürümesi ya da travmalardan dolayı yaşadığı olumsuzluklardan sonra yeniden kazanılması amacıyla uygulanmaktadır. Yeniden yapılacak dişlerin doğal dişler gibi olmayacağı göz önüne alınırsa, kişinin kendi dişini bu şekilde korumaya çalışmasının daha doğru olduğu düşünülmelidir. Uygulanan tedavi tek seans olarak yapılacağı gibi, 2-3 seansta işlem tamamlanabilir. Bu süreç dişte oluşan hasarla bağlantılıdır. Dişlerde olan hasarların erken belirlenmesi, uygulanacak kanal tedavisinin başarısını % 100’e kadar çıkaracaktır.

Beyaz Dolgular

Diş hekimliği alanında yeni yöntemlerin ve malzemelerin kullanılmasıyla birlikte, estetik dolgu hem ön dişlerde, hem arka dişlerde etkisini göstermeye başlamıştır. Geçmişte çürük dişlerde kullanılan siyah amalgam dolgular estetik olmadığından günümüzde tercih edilmeyen uygulamalar arasına girmiştir.)

ONLINE RANDEVU

RANDEVU TARİHİNİZİ BELİRLEYİN
Randevu talebiniz iletildi, teşekkürler.
Randevu talebiniz iletilemedi. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.